Devleti Hissetmek!

2010 Ekim ayıydı sanırım,

İstanbuldaydım. İşlerim bitmiş, arabayla eve dönüyorum. Hadi akşam 9 gibi diyelim.

Hafif bir yağmur ve radyoda Cüneyt Özdemir açık.

Belediye, E5’te hız sınırı koymuş, uymaya çalışarakgidiyorum. Trafik var ama akıyor. Bakırköy’ü geçip Merter’e doğru inerkensağımdan ve solumdan birer spor araba geçti. Aşırı bir sürat. 160 belki 180.Yarışıyorlar. Önümdeki boşluğa aynı anda girmeye çalıştılar ikisi de. Büyük birzincirleme kazayı ucuz atlattık.

Radyonun sesini kıstım, kulaklığımı taktım ve ilk aklımagelen numara olan 155 i aradım. Polis imdat.

-İyi akşamlar

-- İyi akşamlar

-Nereyi arayacağımı bilmediğim için sizi aradım kusurabakmayın, trafikle ilgili tehlikeli bir durum var.

--Buyurun, yardımcı olalım.

- Şu an E5 te Bakırköy’den Haliç istikametine doğrugidiyorum. İki araç yarışıyor, az önce kaza atlattık, tehlikeli kullanıyorlar.Şu an sanırım Haliç’e girmişlerdir. Okmeydanında ya da en geç Mecidiyeköy’deyakalarsınız.

-- Plakaları nedir beyefendi?

- ….. Anlamadım?

-- Plakalarını söyleyin, bakalım?

- Çok hızlı geçtiler, zaten gece ve yağmur, görmemiz çokzor.

-- O zaman marka ve renklerini söyleyin.

- hmmm… Spor arabalar ama renklerini ve markalarını da farkedemedim. Zaten kaza atlattık, yani onlara dikkat edecek durum olmadı.

-- O zaman yapacak bir şey yok beyefendi

- ………..

-- Başka bir şey var mı beyefendi?

- Eee, yani yolda kameralar var, onlardan da mıgöremezsiniz? Çok tehlikeli gidiyorlar. Kaza olacak belki. Yolda ekiplerde miyok bakacak?

-- Kameralar çalışmıyor beyefendi. Plaka, marka, model ya darenk lazım bize. Yoksa bir şey yapamayız.

- …….. Heey benim devletim, sen ne hallerdesin böyle…

Ve telefon kapandı yüzüme.

Düşünün, ülkenin en önemli yolundayız. Yani E5 ten daha önemli bir yol var mıdır bilemiyorum. Hadi ilk beşte diyelim.

Ve devlet bu yola hâkim değil.

Her gün sabah haberlerinde kaza haberleri izliyoruz.Yarışan, emniyet şeridine giren, ambulansa yol vermeyen, verdiyse peşinetakılan vb. şoförlerin sebep olduğu yüzlerce haber yıl boyu. Yolların hakimi minibüsve taksi şoförleri, ipini koparmış zig-zag çizen gençler…

Alkollüsü, ayığı aynı tür kazalar…

Bu sorumsuzluğa bir şey yapamayan devletimiz.

Ve ülkenin “imdat”hattı, “155”.

“Neden beni bu saatte rahatsız ediyorsun” modunda bir ses.

“İmdaaat,devletim yardım et!” diyemiyoruz.

Kendimi çok yalnız, çaresiz hissettim o an.

Bilmem paylaşabildim mi?

Featured Posts
Recent Posts
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic
This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now